Temmuz 2, 2008

Bulgaristan sınırında eylem var! Eylem'in ikinci perdesi konsoloslukta devam edecek

Türkiye'nin bugünlerde yaşadığı yoğun gündem maddeleri içerisinde, çok fazla üzerinde durulmayan; fakat aslında Türkiye’nin bugünkü ve gelecek ekonomisini derinden etkileyen köklü bir sorunun yansıması olan bir eylem dün Kapıkule sınır kapısında yaşandı.

Akaryakıt fiyatındaki artışların yanısıra gümrük kapılarındaki yüksek geçiş ücretleri, vize sorunları, geçiş belgelerinin sınırlı tıtulması ve yüksek fiyatları gibi engellerle karşılaşan taşımacılık sektörünün temsilcileri, 28 Haziran 2008’den itibaren sınır geçiş ücreti  olarak bilinen “dozvala”nın 271 Dolar’a çıkartılmasını protesto ettiler. Eyleme katılan şöforler “Bulgaristan haracını hayır” sloganlarıyla anahtarlarını yere attılar. 6 saat boyunca araçlar gümrüklerden giriş çıkış yapmadı ve yaklaşık 14 km’lik bir konvoy sınır kapısının önlerinde oluştu.

Alınan kararlar doğrultusunda, sorunlar çözümleninceye kadar nakliyeciler, Bulgaristan araçlarına yük vermeyecek ve yarı römorklarını çektirmeyecek. Problem çözülemediği taktirde ise Temmuz ayı içerisinde bu sefer kesin bir sonuç alınıncaya kadar sınırsız süreli bir eylem başlatılacak.

100 milyon dolar ek maliyet
Kapıkule önünde bir basın açıklaması yapan Tamer Dinçşahin, Bulgaristan Hükümetinin Uluslararası hukuka aykırı olarak  ücretli geçişleri başlatmasının Türk ekonomisine 100 milyon dolar ek maliyet getirdiğini söyledi. Dinçşahin Türkiye ile Bulgaristan arasındaki geçişlere bakıldığında durumun Türkiye’nin aleyhine olduğunu, haksız rekabet yaratılan ve hukuka aykırı olan bu durumun ise Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve durumun hukuki temel ve boyutlarıyla ele alınarak çözülebileceğini ifade etti.

Sektörün sorunlarına zamanında ve yeterince sahip çıkılmıyor
Dinçşahin geçiş ücretlerinin Bulgaristan tarafından alınan bir karar olduğunu, fakat Türk hükümetinin bu konuda daha baskın davranabilmesini beklediklerini belirtti. Dinçşahin, hükümetin  bu konudaki tutumunu “Bizler bu sorunlarla mücadele ederken ne yazık ki arkamızda bizlere esas sahip çıkması gereken başta Ulaştırma Bakanlığımız olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşların ilgisinden mahrum kaldığımızı gördük” şeklinde eleştirdi. Dinçşahin, Bulgaristan ve Türkiye arasında Ocak 2007’de başlayan geçiş protokülünün Türk hükümeti tarafından değerlendirilmemesini ve  o zaman gerçekleştirilmesi gereken anlaşmanın aksatılmasının bu gün yaşanan sorunlara neden olduğunu dile getirdi.

Çözülmesi beklenen sorunlar
Dinçşahin gerçekleştirilen eylemle, belli başlı noktalarda toplanan ve sektörü darboğaza sürükleyen sorunların aşılması için başta Hükümet, Ulaştırma Bakanlığı olmak üzere bütün ilgilileri ikaz etmeyi hedeflediklerini belirterek; çözümü beklenen  belli başlı sorunları şu şekilde ifade etti:

“45.000 aracı, 400 bin kişi istihdamı ile 5 milyar dolar yatırımı olan, Türk ihracatının % 53’ünü taşıyan (56 milyar dolar), yıllık olarak 6 milyar dolar döviz girdisi sağlayan biz taşımacılar bugünkü durumu hak etmiyoruz.

Günden güne artan sorunlarla ayakta durma mücadelesi veren taşımacılarımızın faaliyetleri son olarak Bulgaristan’ın tek taraflı ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde geçişlerden araç başına 271 Dolar ( yıllık 100 milyon dolar ) almaya başlaması ile durma noktasına gelmiştir.

1979 tarihli Türkiye Bulgaristan Karayolu Taşımacılık Anlaşmasının tek taraflı iradesi ile fesh  ederek, geçiş belgesi kota engelini başlatıp, daha sonra da ücret uygulamasını başlatan Bulgaristan’ın bu haksız uygulamalarına artık Hükümetimiz tarafından dur denilmesinin zamanı geldi. 27 Mart 2008 tarihinde Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’ın Bulgaristan’a yaptığı resmi ziyaret sırasında Bulgar Başbakanına “Yapılanlar uluslararası hukuka, Dünya Ticaret Örgütü’nün GATT anlaşmasına aykırıdır. Gerekirse bu konuyu DTÖ’ye taşıyabiliriz.” şeklinde ifade etmiş olmasına rağmen uygulama 28 Haziran 2008 tarihinde başlatılmıştır.

Türkiye dış ticareti için alternatif çıkış noktası olan ve Pendik-Trieste RO-RO hattını işleten şirketin, diğer RO-RO şirketlerinin Bulgaristan ile eş zamanlı olarak zam yapması Rekabet Hukuku açısından da düşündürücüdür. “

Dinçşahin: “RO-Ro’nun satışı kamunun bir hatası”
Dinçşahin, Ro-Ro’nun satışı hakkındaki görüşlerini: “Alternatif ve stratejik hattın satılması kesinlikle yanlıştır. UND olarak bunun karşısında durduk ve kesinlikle hissemizi satmadık ve satmayacağız. Bir mesleki sivil toplum örgütü için teklif edilen paralar çok önemli paralardı ama biz mesleğin geleceğini planlamak zorundayız, her şey para değil. Ayrıca bu hattın stratejik olarak kabul edilmeyip satılmasıtamamen kamunun bir hatasıdır. Dünyanın hiç bir yerinde lojistik, ulaştırma sektörü ikinci bir planda gözlenmez. Tamamıyla bir yanlışlık var burada. UN RORO’da 1 Temmuz’dan itibaren 180 Euro zam yaptı. Sanki el ele tutuşup ortaklaşa zam yapıyorlar” şeklinde ifade etti.

Konsolosluğa siyah çelenk
UND’den yapılan basın açıklamasına göre, Bulgaristan protestosunun ikinci ayağı yarın (3 Temmuz 2008) devam edecek. 12.00’da Bulgaristan Konsolosluğu’nun önüne  siyah bir çelenk bırakılacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir